Okul koridorunu yıl boyu süren bir sergiye çevirmek
Sanat dersi, dönem sonu panosunda kaybolmak zorunda değil. Koridoru küçük ve sürekli bir sergiye çevirmenin adımları burada. Eser örneği adsızdır; öğrenci adı ve fotoğrafı yoktur.
Tema: Okul hikâyeleri ve iyi örnekler.
Sanat, okulda çoğu zaman 'panoyu yetiştirme' işine sıkışır. Oysa koridor, yıl boyu açık bir duvar olabilir. Bunun için büyük bir galeri bütçesi gerekmez. Gereken, bir duvar, bir ip, mandal ve her hafta değişen küçük bir seçkidir. Örnek olarak düşünün: iki katlı bir okul, merdiven boşluğunda üç metrelik bir duvar. Bu bir haber kahramanı değil, ölçü birimidir.
İlk kural seçmektir. Her öğrencinin her işi aynı gün asılmaz. Sınıf, o haftanın sorusuna cevap veren üç iş seçer. Soru somut olsun: 'Pencereden gördüğün tek nesneyi üç renk ile anlat.' Geniş soru, duvarı kalabalıklaştırır. Dar soru, bakan kişinin gözünü dinlendirir.
İkinci kural isimsiz sergidir. Küçük yaşta ad ve fotoğraf duvara çıkmaz. İşin altına '5. sınıf, perşembe grubu' yazmak yeter. Övgü, kişiye değil bakışa gider: 'Bu çizimde gölge nerede duruyor?' Böylece sergi yarışmaya dönmez. Utangaç öğrenci de duvarda yer bulur, çünkü duvar onu ilan etmez.
Üçüncü kural bakımdır. Toz, kıvrılmış kâğıt ve düşmüş mandal, sergiyi 'unuttuk' diye bağırır. Nöbetçi bir öğretmen ve iki öğrenci, haftada bir kez ipi düzeltir. Bu görev ceza değildir. Kısa bir yönerge yeter: mandalı sık, kâğıdı düzle, yırtığı kenara ayır. Yırtık iş atılmaz; 'tamir köşesi'nde yapıştırılır. Tamir, sanat dersinin parçasıdır.
Malzeme listesi sade tutulur. Fon kartonu, kraft kâğıt, kömür kalem, su bazlı boya. Solvent kokan boya, dar koridorda baş ağrısı yapar. Havalandırma yoksa o malzeme alınmaz. İhtiyaç yazılacaksa gerekçe de yazılır: 'Şu boya kapalı alanda kullanılmıyor, yerine su bazlı boya gerekiyor.' Gerekçesiz liste, dilek listesidir.
Sergi bir derse bağlanır. Görsel sanat tek başına taşımasın. Türkçe dersi kısa bir bakış yazısı ister, matematik dersi desendeki tekrarı sorar, fen dersi gölgenin yönünü konuşur. Böylece duvar, süsten ibaret kalmaz. Disiplinler 'proje haftası'nda değil, sıradan salı gününde buluşur.
Veli günü sergiyi gezsin ama puan vermesin. Elinde bir kart olabilir: 'Bir işin önünde dur, çocuğuna hangi ayrıntıyı gördüğünü sor.' Kart, 'hangisi daha güzel' sorusunu yasaklar. Güzellik tartışması evde kıyas doğurur. Ayrıntı sorusu ise bakmayı öğretir.
Dönem sonu büyük şenlik yapılabilir. Şenlik, yıl boyu değişen duvarın özeti olsun, ilk ve tek görünürlük olmasın. Haberde de aynı ölçü geçerlidir. 'Şu okulun öğrencisi ödül aldı' diye uydurma bir cümle kurulmaz. Kurulacak cümle şudur: Koridor, her hafta üç iş ağırlar ve bu ritmi bozmamak için şu üç kural yeter.
Bu işi bir sonraki aya bırakmamak için dört kısa hafta yeter. İlk hafta Duvara o haftanın tek sorusunu asın ve yalnızca üç iş seçin. İkinci hafta İşlerin altına ad ve fotoğraf değil, sınıf ve gün yazın. Üçüncü hafta Haftada bir kez ipi, mandalı ve yırtığı düzeltin; yırtık iş tamir köşesine gitsin. Dördüncü hafta Türkçe, matematik veya fen dersi duvardaki tek bir ayrıntıyı sorsun. Tarih, ücret, kontenjan, puan, sıralama ve burs tutarı bu planda yoktur. Bağlayıcı bilgi için meb.gov.tr, osym.gov.tr, turkiye.gov.tr üzerindeki e-Okul, YÖK Atlas ya da programın kendi resmî sayfasına bakın. Platform ödeme, bağış veya abonelik almaz. İş uykuyu, okula gitmeyi ya da evdeki konuşmayı bölecek kadar büyürse okul rehber öğretmenine danışın. Bu danışma bir teşhis değildir. Her okulun bir hikâyesi var. Hikâye, dört hafta aynı yerde duran bir ritimle görünür olur.
Yazan: Gülsüm Yazıcıoğlu. Türkiye Okul Platformu bağımsız bir eğitim yayınıdır; Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmî kanalı değildir.