Çalışma alışkanlığını azarlamadan kurmak
Dağınık bir çalışma, çoğu zaman tembellik değil sırasızlıktır. Bu rehber, azarlamadan bir ritim kurmanın adımlarını anlatır. Net, puan ve süre hedefi uydurulmaz.
Tema: Rehberlik ve öğretmen-veli iletişimi.
Veli akşam mutfağa girer ve masada dağılmış defter, açılmamış kitap, elde telefon görür. İlk cümle çoğu zaman 'yine mi başlamadın' olur. Bu cümle, başlamamış işi daha da ağırlaştırır. Çünkü çocuk işe değil, azara cevap vermek zorunda kalır. İlk cümle yerine bir gözlem konabilir: 'Masa dolu, nereden başlayacağını seçemedin galiba.'
Seçmek, çalışmanın yarısıdır. Akşamın tek bir işi olsun. Bir test, bir konu, bir ödev. Üçü birden konursa hiçbiri bitmez. İş, çocuğun kendi ağzından da söylensin. Veli işi ilan etmesin. 'Bu akşam neyi bitirmek istiyorsun' sorusu, 'şu testi bitir' emrinden daha çok başlatır.
Süre kısa başlar. Yirmi dakika tek iş, beş dakika ara. Ara, telefonun içine düşmesin. Su, pencere, esneme. İkinci yirmi dakika ancak birincisi bittiyse açılır. Bitmeyen iş utançla uzatılmaz, ertesi güne tek cümleyle devredilir: 'Şurada kalmıştım.' Devir, tembellik değildir. İz bırakmaktır.
Mekân sade olsun. Masa, yemek artığı ve bütün kırtasiye dükkânıyla doluysa göz işe değil dağınıklığa gider. Başlamadan iki dakika toplamak, çalışmanın parçasıdır. Toplamak ceza diye verilmez. Birlikte yapılırsa çocuk, düzenin bir yetişkin ayrıcalığı olmadığını görür.
Azar, hata bulunca da gelsin istenmez. Yanlış soru, 'sen hiç bakmıyorsun' diye değil, 'bu soruda hangi adımda takıldın' diye konuşulur. Veli çözümü hemen yazmasın. İpucu bir tane olsun. İkinci ipucu, çocuğun denemesinden sonra gelsin. Deneme yoksa ipucu da yok.
Okul yükü ile ev yükü çatışırsa ev, okulu ikinci kez kurmasın. Öğretmen zaten bir ödev verdiyse veli üstüne bir deneme daha bindirmez. Bindirmek, 'destek' gibi görünür, uykuyu yer. Uyku giden akşamın ertesi günü daha dağınık olur. Ders yükü ağırsa konuşulacak yer okul rehber öğretmenidir. Bu yazı, günde kaç saat çalışılacağını söylemez. O sayı, öğrencinin kademesine ve o haftanın yazılısına göre değişir.
Haftada bir, pazar akşamı değil sıradan bir günde, üç dakika geri bakılır. Hangi akşam tek iş bitti, hangi akşam dağıldı, dağılmanın sebebi yorgunluk mı yoksa işin büyüklüğü mü. Sebep bulunursa plan küçülür. Plan, küçülünce utanç da küçülür.
Her okulun bir hikâyesi var. Çalışma hikâyesi de bir kahramanlık olmak zorunda değil. Sırası olan, azarlanmayan, devredilebilen bir akşam, uzun vadede daha çok iş bitirir.
Bu işi bir sonraki aya bırakmamak için dört kısa hafta yeter. İlk hafta Akşamın tek işini çocuğun ağzından seçtirin. İkinci hafta Yirmi dakika çalışıp beş dakika kalkın, ara telefona düşmesin. Üçüncü hafta Bitmeyen işi utançla uzatmayın, tek cümleyle devredin. Dördüncü hafta Veli, okulun ödevinin üstüne bir deneme daha bindirmesin. Tarih, ücret, kontenjan, puan, sıralama ve burs tutarı bu planda yoktur. Bağlayıcı bilgi için meb.gov.tr, osym.gov.tr, turkiye.gov.tr üzerindeki e-Okul, YÖK Atlas ya da programın kendi resmî sayfasına bakın. Platform ödeme, bağış veya abonelik almaz. İş uykuyu, okula gitmeyi ya da evdeki konuşmayı bölecek kadar büyürse okul rehber öğretmenine danışın. Bu danışma bir teşhis değildir. Her okulun bir hikâyesi var. Hikâye, dört hafta aynı yerde duran bir ritimle görünür olur.
Yazan: Gülsüm Yazıcıoğlu. Türkiye Okul Platformu bağımsız bir eğitim yayınıdır; Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmî kanalı değildir.