Ödev çatışmasını evde büyütmeden konuşmak
Ödev, birçok evde akşamın kırılma noktasıdır. Bu rehber, çatışmayı bir karakter tartışmasına çevirmeden nasıl konuşacağınızı anlatır. Ceza listesi yoktur.
Tema: Rehberlik ve öğretmen-veli iletişimi.
Çatışma genellikle şu cümleyle açılır: 'Ödevin bitsin, yoksa ekran yok.' Cümle nettir ve çoğu zaman işe yaramaz. Çünkü ödev, ekranın rehinesi olunca çocuk ekranı düşünür, ödevi değil. İlk iş, pazarlığı masadan kaldırmaktır. Ödev kendi gerekçesiyle durur: yarın teslim, anlamadığın bir yer var, birlikte bir adım seçelim.
Anlamamak ile ertelemek ayrıdır. Çocuk soruyu açıp susuyorsa anlamamış olabilir. Defteri açmıyorsa ertelemiş olabilir. İkisine aynı nutuk çekilmez. Anlamamış olana tek bir ipucu ve bir deneme hakkı verilir. Ertelemiş olana süre değil, başlangıç yeri gösterilir: 'Şu sorunun ilk satırını oku, ben su getireyim.' Başlangıç, bütün ödevi bitirme emrinden daha çok hareket ettirir.
Ödevin kendisi şüpheliyse veli bunu çocuğa yıkmasın. 'Öğretmen yine çok yüklemiş' cümlesi, çocuğa taraf seçtirir. Yük gerçekten taşıyamayacak kadar büyükse konuşulacak yer öğretmendir, akşam sofrası değil. Mesaj kısa olur: 'Bu ödev evde şu kadar süreyi aşıyor, nasıl sadeleştirebiliriz.' Süre iddiası abartılmaz. Bu yazı dakika kotası koymaz.
Kardeş kıyası çatışmayı büyütür. 'Abilin senin yaşında böyle değildi' cümlesi, ödevi bir kişilik sınavına çevirir. Ödev, kişilik sınavı değildir. O akşamın işidir. İş bitince konu kapanır. Bitmeyen kısım ertesi güne tek cümleyle devredilir, bütün akşam yeniden yargılanmaz.
Hata olursa silgi vardır, azar değil. Yanlış cevap, 'biliyordum senin yapamayacağını' diye karşılanmaz. 'Bu adımda şaşırdın, bir kez daha dene' denir. İkinci deneme de olmazsa bırakılır ve öğretmene 'burada takıldık' diye dürüstçe yazılır. Dürüstlük, eksik ödevi gizleyip kavga etmekten daha az yıpratır.
Ekran, ödül diye de ceza diye de kullanılmamalıdır. Kullanılırsa bütün akşam bir düğmeye bağlanır. Bunun yerine biten iş görünür kılınır: çanta kapanır, masa silinir, yarının ilk dersi söylenir. Görünür kapanış, çocuğa 'bitti' der. Bitmeyen akşam, uykuyla da bitmez.
Aynı çatışma haftada birkaç kez oluyorsa bu bir karakter özelliği diye kilitlenmez. Uyku, anlaşılmayan konu, çok büyük ödev ya da okulda başka bir sıkıntı olabilir. Sıkıntı günlük işi bölüyorsa okul rehber öğretmenine danışılır. Bu yazı teşhis koymaz. Kapıyı gösterir.
Her okulun bir hikâyesi var. Ödev akşamı o hikâyenin en çok tekrar eden sahnesidir. Sahne, kimin haklı çıktığıyla değil, yarın çantanın kapanıp kapanmadığıyla biter.
Bu işi bir sonraki aya bırakmamak için dört kısa hafta yeter. İlk hafta Ödevi ekran rehine yapmayın, gerekçesini söyleyin. İkinci hafta Anlamamak ile ertelemeyi aynı nutukla karşılamayın. Üçüncü hafta Kardeş kıyası kurmayın, biten işi çantayı kapatarak görünür kılın. Dördüncü hafta Aynı kavga haftada birkaç kez oluyorsa rehber öğretmene danışın. Tarih, ücret, kontenjan, puan, sıralama ve burs tutarı bu planda yoktur. Bağlayıcı bilgi için meb.gov.tr, osym.gov.tr, turkiye.gov.tr üzerindeki e-Okul, YÖK Atlas ya da programın kendi resmî sayfasına bakın. Platform ödeme, bağış veya abonelik almaz. İş uykuyu, okula gitmeyi ya da evdeki konuşmayı bölecek kadar büyürse okul rehber öğretmenine danışın. Bu danışma bir teşhis değildir. Her okulun bir hikâyesi var. Hikâye, dört hafta aynı yerde duran bir ritimle görünür olur.
Yazan: Kaan Erdemir. Türkiye Okul Platformu bağımsız bir eğitim yayınıdır; Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmî kanalı değildir.