İçeriğe geç
11 Ekim 2026, PazarHer okulun bir hikâyesi var.
Okul Köşesi

Kırtasiye listesini bağış kutusuna çevirmemek

Yıl başı kırtasiye listesi, velide utanç ya da gösteriş üretebilir. Bu rehber, listeyi ihtiyaca indirger ve para toplamayı bu işin dışına çıkarır. Tutar ve marka yazılmaz.

Gülsüm Yazıcıoğlu 2 dk okuma

Tema: Okul rehberi ve ihtiyaç listesi.

Eylül yaklaşınca listeler uzar. Defter, kalem, kap, önlük, ıslak mendil, yedek kıyafet. Liste uzadıkça iki şey olur. Bir kısım veli eksiksiz çanta taşır, bir kısım veli listedeki her satırı bir sınav gibi okur. Okulun işi, listeyi bir vitrin yapmak değildir. İş, dersin yürümesi için gerçekten gerekeni ayırmaktır.

Ayırma üç kutudur. Birinci kutu öğrencinin kendi çantasında durması gerekenler. İkinci kutu sınıfın ortak kullanacağı ve okulun zaten bulundurması beklenenler. Üçüncü kutu 'olursa iyi olur' diye eklenenler. Üçüncü kutu, birinci kutuya karışırsa liste bir bağış çağrısına benzer. Karışmasın.

Ortak malzeme ayrı yazılır ve gerekçesi olur. 'Renkli fon kartonu, çünkü koridor sergisinde her hafta üç iş asılacak.' Gerekçe yoksa satır silinir. Marka adı yazılmaz. 'Şu firmanın kalemi' cümlesi, veliler arasında gereksiz bir yarış açar. Renk ve cins yeter: kurşun kalem, silgi, çizgili defter.

Para bu listenin parçası değildir. 'Kişi başı şu kadar toplayalım' cümlesi, bu platformun cümlesi olamaz. Platform ödeme, bağış veya abonelik almaz. Okulun kendi resmî yolu varsa o yol okulun duyurusundadır, bir veli grubunun notunda değil. Grupta hesap numarası dolaştırmak, dayanışmayı borçlandırmaya çevirir.

Eksik çanta utanç konusu yapılmaz. Öğretmen, ilk hafta 'kim getirmemiş' diye sınıfta sormaz. Eksik, öğretmenin defterinde kalır ve idareyle konuşulur. Konuşma, aileyi yargılamadan 'şu malzeme olmadan şu iş aksıyor' diye kurulur. Çocuğun adı panoda görünmez.

Liste kısa kaldıkça okunur. Bir sayfayı geçen liste, kimsenin sonuna varmadığı bir metindir. Okul, yıl içinde ek ihtiyaç çıkarsa yeni bir kısa not yazar, ilk listeyi şişirmez. Notun tarihi okulun kendi takvimidir. Bu yazı tarih uydurmaz.

Köy okulunda ortak kalem kutusu, kent okulunda sınıf dolabı, aynı ilkeye hizmet eder. İlke, çocuğun derse malzeme yüzünden dışarıda kalmamasıdır. İlke, en pahalı çantayı ödüllendirmek değildir. Veli toplantısında da aynı cümle kurulur: 'Listede olmayan bir şeyi getirmeniz beklenmez.'

Haberleştirirken de ölçü budur. 'Şu okul velilerden şu kadar topladı' denmez. Tutar yoktur. Denir ki: Kırtasiye listesi üç kutuya ayrılırsa bağış kutusuna dönüşmez. Ders yürür, utanç yürümez.

Bu işi bir sonraki aya bırakmamak için dört kısa hafta yeter. İlk hafta Listeyi öğrencinin çantası, sınıfın ortak malzemesi ve 'olursa iyi olur' diye üçe ayırın. İkinci hafta Üçüncü kutu birinciye karışmasın; karışırsa liste bağış çağrısına benzer. Üçüncü hafta Marka adı silin, renk ve cins kalsın, kişi başı ücret satırı hiç açılmasın. Dördüncü hafta Eksik çantayı sınıfta ilan etmeyin, idareyle adsız konuşun ve veliden hesap istemeyin. Tarih, ücret, kontenjan, puan, sıralama ve burs tutarı bu planda yoktur. Bağlayıcı bilgi için meb.gov.tr, osym.gov.tr, turkiye.gov.tr üzerindeki e-Okul, YÖK Atlas ya da programın kendi resmî sayfasına bakın. Platform ödeme, bağış veya abonelik almaz. İş uykuyu, okula gitmeyi ya da evdeki konuşmayı bölecek kadar büyürse okul rehber öğretmenine danışın. Bu danışma bir teşhis değildir. Her okulun bir hikâyesi var. Hikâye, dört hafta aynı yerde duran bir ritimle görünür olur.

Yazan: Gülsüm Yazıcıoğlu. Türkiye Okul Platformu bağımsız bir eğitim yayınıdır; Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmî kanalı değildir.

Okumaya devam et