İçeriğe geç
11 Ekim 2026, PazarHer okulun bir hikâyesi var.
Okul Köşesi

Kaynak seçerken çok kitap tuzağından çıkmak

Yeni bir soru bankası, eksik konuyu kendiliğinden kapatmaz. Bu rehber, kaynak seçerken bakılacak üç ölçüyü ve bir kitabı bitirmeden diğerine geçmemenin yolunu anlatır.

Gülsüm Yazıcıoğlu 2 dk okuma

Tema: Lise ve üniversite hazırlığı.

Sınav yılına giren öğrencinin odası, çoğu zaman bitmemiş kitaplarla dolar. Her kitap bir umuttur. Umudun çoğu, ilk bölümden sonra kapanır. Çünkü yeni kitap, eski kitabın yarım bıraktığı utancı örter. Örtü kalınlaştıkça çalışma incelir. Bu tuzağın adı çok kaynak değil, bitmeyen kaynaktır.

İlk ölçü düzeydir. Kitap, öğrencinin bugün çözebildiğinden bir adım ileride olmalıdır. Üç adım ilerideki kitap, her sayfada 'ben yapamıyorum' dedirtir. Bir adım gerideki kitap ise vakit doldurur. Düzeyi anlamanın yolu, bir konunun on sorusunu süresiz denemektir. Çoğunu hiç kuramıyorsanız kitap ağırdır. Hepsini düşünmeden yapıyorsanız hafiftir. Bu bir net hedefi değildir. Bir uyum denemesidir.

İkinci ölçü çözümdür. Yanlışın nedenini anlatmayan kaynak, ikinci bir öğretmen istemez gibi görünür ama öğrenciyi cevaba mahkûm eder. Çözüm, yalnızca sonuç şıkkı değil, hangi adımda sapıldığıdır. Çözümü yok denecek kadar kısa olan kitap, ancak konu çok iyi bilindiğinde işe yarar. İlk turda işe yaramaz.

Üçüncü ölçü dildir. Anlatım, ders kitabının kopyası olmamalı, ansiklopedi de olmamalı. Kısa, örnekli, öğrencinin tekrar anlatabileceği cümleler. Telifli ders kitabı metnini bu platform da kopyalamaz. Siz de çalışırken kitabı olduğu gibi deftere çekmeyin. Kendi cümlenizle üç satır yazın. Üç satır çıkmıyorsa o sayfa henüz sizin değildir.

Marka bu yazıda yoktur. 'Herkesin çözdüğü kitap' diye bir ölçüt de yoktur. Herkesin çözdüğü kitap, sizin eksiğinize denk gelmeyebilir. Arkadaş tavsiyesi bir ipucudur, bir zorunluluk değil. İpucunu yukarıdaki üç ölçüyle sınayın.

Geçiş kuralı sert olsun. Bir kaynak bitmeden ikincisi açılmaz. Bitmek, her sayfayı süslemek değil, seçilen konuların sorularının çözülüp yanlışların üç satırla yazılmasıdır. Kitap gerçekten ağırsa bırakmak da haktır. Bırakırken yerine hemen iki kitap konmaz. Bir kitap konur.

Veli, yeni kitapla teselli vermesin. 'Bunu aldık, artık düzelecek' cümlesi, planın yerini alır. Bunun yerine 'elindeki kitabın hangi konusu bu hafta' sorulsun. Kitaplık değil, hafta görünsün.

Okul yaprakları da kaynaktır. Öğretmenin verdiği yaprak, dışarıdaki kalın kitaptan daha isabetli olabilir. Çünkü yazılıda o yaprak sorulur. Yaprağı 'basit' diye kenara itmek, dönem notunu da itmektir. LGS ve YKS hazırlığı, okul dersinin düşmanı gibi yaşanmasın. İkisi aynı masanın iki gözüdür.

Bu işi bir sonraki aya bırakmamak için dört kısa hafta yeter. İlk hafta Bir konu için bir anlatım ve bir soru düzeni seçin, üçüncü kitabı ilki bitmeden açmayın. İkinci hafta 'Herkes bu kaynağı alıyor' cümlesini gerekçe saymayın. Üçüncü hafta Bitmeyen kitap yeni motivasyon diye rafa kalkmasın. Dördüncü hafta Kaynak düzeyi denemede sürekli ağır geliyorsa kaynağı değiştirin, öğrenciyi tembel ilan etmeyin. Tarih, ücret, kontenjan, puan, sıralama ve burs tutarı bu planda yoktur. Bağlayıcı bilgi için meb.gov.tr, osym.gov.tr, turkiye.gov.tr üzerindeki e-Okul, YÖK Atlas ya da programın kendi resmî sayfasına bakın. Platform ödeme, bağış veya abonelik almaz. İş uykuyu, okula gitmeyi ya da evdeki konuşmayı bölecek kadar büyürse okul rehber öğretmenine danışın. Bu danışma bir teşhis değildir. Her okulun bir hikâyesi var. Hikâye, dört hafta aynı yerde duran bir ritimle görünür olur.

Yazan: Gülsüm Yazıcıoğlu. Türkiye Okul Platformu bağımsız bir eğitim yayınıdır; Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmî kanalı değildir.

Okumaya devam et